Kalamış’ta bulunan Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’ndeki toplantıya, kulüp başkanı Aziz Yıldırım, yüksek divan kurulu başkanı Şekip Mosturoğlu, eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri ile yüksek divan kurulu üyeleri katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantının açılış konuşmasını yapan Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, şampiyonluk yolunda beraberlik mesajı verdi.
Seçimin sona erdiğini ve her Fenerbahçelinin şampiyonluk yolunda birleşmesi gerektiğini dile getiren Mosturoğlu, “Artık Fenerbahçe için birleşme, tek vücut olma zamanıdır. Bugün farklılıklarımızı değil, bizi Fenerbahçe yapan ortak değerlerimizi büyütme günüdür. Kulübümüzün artık kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur. Hedefimiz bellidir. Diğer tüm branşlarda elde ettiğimiz futbolda ise hasretini çektiğimiz şampiyonluğa ulaşmak hepimizin ortak hedefi olmalıdır. İnanıyorum ki 120. kuruluş yılımızda elde edeceğimiz başarılar, tarihimize altın harflerle yazılacak. İyi ki varsınız, iyi ki Fenerbahçeliyiz.”
Kulübün borcunun 27 milyar 961 milyon lira olduğu açıklandı
Fenerbahçe Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina, 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 dönemini kapsayan rapora göre kulübün kısa vadeli yükümlülüklerinin 17 milyar 195 milyon lira, uzun vadeli yükümlülüklerinin 10 milyar 776 milyon lira, özkaynak birikmiş zararının 1 milyar 538 milyon lira ve toplam borcunun 27 milyar 961 milyon lira olduğunu duyurdu.
Kulübün mevcut yöneticilerinden Tanju Kaya, devraldıkları mali tabloya ilişkin açıklamada bulundu.
Kaya, “Yaptığımız analizlerde gördük ki, Mayıs 2027’ye kadar kulübümüzün yükümlülüklerini yerine getirebilmemiz için 200 milyon avro nakde ihtiyacımız bulunuyordu. Ancak karşılaştığımız tablo bununla da sınırlı değildi. 9 Haziran’da mazbatamızı aldığımız gün vadesi geçmiş 43 milyon avro borç bizleri bekliyordu. Bunun üzerine Türkiye Futbol Federasyonu ve UEFA lisanslarımızı alabilmek için haziran ayı sonuna kadar zorunlu yükümlülüklerle birlikte ödenmesi gereken toplam borcumuz 55 milyon avroydu.” diye konuştu.
Kulübün sportif faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmesi için bu yükümlülüklerin hızla yerine getirilmesi gerektiğini aktaran Kaya, şöyle devam etti:
“Daha odalarımıza bile girmeden geçmiş dönemde UEFA’nın takım bütçesi kurallarının ihlali edilmesi nedeniyle kestiği yedi milyon avro tutarındaki ceza da yükümlülüklerimizi yerine getirmenin önemini bize daha bir hatırlatır oldu. Ayrıca masalarımıza oturduğumuz anda kulübümüzde devam eden ve toplam 26 kulübü de kapsayan vergi incelemesini öğrenmiş olmak da bu dönemi daha da kaotikleştirdi. Mali açıdan karşılaştığımız önemli sorunlardan biri de harcama limitleriydi. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından tarafımıza bildirilen futbol harcama limiti mevcut futbolcu maaş bütçemizin dahi 32 milyon avro altında kalıyordu. Bırakın transferi, kadromuzu koruyabilmek bile açıklanan limitler çerçevesinde mümkün görünmüyordu. Sadece kış döneminde yapılan transferler, vergi yükümlülükleri de eklenince 200 milyon avro civarındaydı.”
Gelecek gelirlerin önceden harcandığını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hepsinden önemlisi, bizi yoran, bu yükümlülükleri yerine getirirken kullanmamız gereken 2026 ve sonraki sezonlara ait gelirlerden 142 milyon avroluk kısmının önceki yönetim tarafından erken tahsil edilip kullanılmış olmasıydı. Başka bir ifadeyle geleceğin gelirleri önceden harcanmış, buna karşılık ödenmesi gereken önemli tutarda borç, yerine getirilmesi gereken yükümlülükler bugünkü yönetimin sırtında kalmıştı. İşte göreve tam da böyle bir mali tabloyu devralarak başladık. Fenerbahçe’mizin geleceğinden endişe duyarak göreve talip olduğumuzda zor bir tabloyla karşılaşacağımızı biliyorduk. Ama inanın bu kadar zor olacağını tahmin etmiyorduk.”
Orhan Demirel’den Tanju Kaya’ya tepki
Kulübün eski başkanı Sadettin Saran döneminde genel sekreter olan Orhan Demirel, Tanju Kaya’nın ifadelerine tepki gösterdi.
Kendi yönetimlerinin suçlanmasının doğru olmadığını dile getiren Demirel, şunları kaydetti:
“Biz seçildiğimiz gün Sayın Saran bize şunu söyledi: ‘Ben Fenerbahçe Başkanı oldum, sizde yönetici oldunuz. Bundan sonra eski başkanlar ve yönetimler hakkında konuşmayacaksınız. Konuşan bizle olamaz’ dedi. Ağzımızdan eski başkan ve yönetimlerle ilgili tek kelime duymadınız. Bir önceki yönetimi suçlamak bir yere vardırmıyor. Sadettin Bey’in dostluk, huzur olsun hayali vardı ama işte bu camiada olmuyor. Nakit akışı her zaman olacak. Bu hep böyleydi, kimseyi suçlamaya gerek yok. Bir teşekkür etseydiniz ne olurdu. 8 aylık görevde bizi yok saymanın ne anlamı var.”
Burçin Gözlüklü: “Borç azalttık”
Sadettin Saran döneminde yöneticilik yapan Burçin Gözlüklü ise kendi dönemlerindeki mali tabloya ilişkin açıklamada bulundu.
Göreve gelir gelmez nakit akışına baktıklarını anlatan Gözlüklü, şunları kaydetti:
“Ne kadar paraya ihtiyacımız olduğunu görmek istedik. 190 milyon avroluk bir nakit açığıyla karşılaştık. Eylülde reddedilen 3 maddeyi hatırlıyorsunuz. 44 milyon bankada bloke para vardı. Eylül sonu itibarıyla 26 milyon avroluk borçsuzluk yazısı için hareket ettik. Kulübün her türlü gelirinin yarısına bankalar tarafından el konuluyor ve bunlara faiz işletilmiyordu. 2025’te olağanüstü genel kurul yaptık burada 3 madde için onay aldık. Sermaye artırımında yetki aldık. Eş zamanlı Emlak Konut ile gayrimenkul ihale süreçlerini devam ettirdik. İki ihaleden bizden sonraki dönemlere kalan toplam 102 milyon avrodur. 8 aylık dönemde kulübün finansal borcu sıfırlanırken ticari borcu 6 milyon avro azalmıştır. Toplamda 21 eylül 2025’e göre 89 milyon avro borç azalttık. Biz tüm planlamamızı 2026-2027 sezonu sonuna kadar yapmıştık. Borcun çok büyük kısmı 2026-2027 içindir.”
Aziz Yıldırım ile eski yöneticiler arasında gerginlik
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, eski yöneticilerle gerginlik yaşadı.
Başkan Yıldırım, eski yönetici Burçin Gözlüklü’ye konuşması sırasında “Borç var borç saklamayın.” şeklinde tepki gösterdi.
Aziz Yıldırım, eski genel sekreter Orhan Demirel konuşurken ise ayağa kalkarak “Suçlu musun Orhan, neden savunma yapıyorsun. Seni suçlayan mı var?” ifadesini kullandı.
İkili arasında kısa süreli karşılıklı diyalog yaşandı.